
Ben Esra; Bismil'de günün sakin saatlerinde yürüyüşe çıktım. Bismil'de ağaçların altında durduğumda duvardaki fotoğraf dikkatimi çekti. Bismil'de çay molası verdim; pencereden dışarı bakıp dinlendim.
Bismil'de ıhlamur içerken “Merhaba Esra” mesajını okudum. Yağmurdan sonra sahafın önünde buluşmayı önerdim. Bismil'de gün batımının renkleri sohbetimize konu oldu; bir sonraki durağımı düşündüm.
Bismil'de beklerken radyoda çalan şarkı dikkatimi çekmişti. Bismil'de yanımdaki kişi adımı sordu; “Esra” diyerek gülümsedim. Bismil'de ağaçların altında sade soda molasından söz ettik; o ayrıntıyı aklımda tuttum.
Bismil'de ıhlamur molasının ardından otobüs durağının yanında vedalaştık. Arkadaşım “Görüşürüz Esra” dedi; duvardaki fotoğraf aklımda kaldı. Bismil'de serin bir akşamüstü dönüş yoluna koyuldum; küçük molanın tadını çıkardım.
Bismil ilanını okuAkpınar
Adım Esra; Akpınar'da yağmurdan sonra kendime zaman ayırdım. Akpınar'da duvardaki fotoğraf aklımda kaldı. Akpınar'da parkın kenarında yürüyüşü bitirip filtre kahve içtim; pencereden dışarı bakıp dinlendim.
Altıok
Altıok'ta ıhlamur içerken “Merhaba Esra” mesajını okudum. Güneş bulutların arasından çıkınca çarşı yolunda buluşmayı önerdim. Altıok'ta sokak müzisyeninin ezgisi sohbetimize konu oldu; telefonumu çantama geri koydum.
Fırat
Fırat'ta beklerken sokak müzisyeninin ezgisi dikkatimi çekmişti. Fırat'ta yanımdaki kişi adımı sordu; “Esra” diyerek gülümsedim. Fırat'ta sahafın önünde ıhlamur molasından söz ettik; yola çıkmak iyi gelmişti.




















